Kara-Yüzler - V.İ.Lenin

—————————–

Kara-Yüzler

V. İ. Lenin

26 Eylül 1913, Pravda Truda No. 14’de yayınlanmıştır.
Lenin Collected Works, Progress Publishers, 1977, Moskova, Cilt 19, ss. 390-391.
Stalin Arşivi çeviri birimi tarafından Türkçeleştirilmiştir (Haziran 2006)

——————————

 Kara-Yüzler hareketimiz içinde üzerinde yeterince dikkatle durulmamış olan son derece özgün ve son derece önemli bir özellik bulunmaktadır. Bu özellik cahil köylü demokrasisidir, en kaba tipte demokrasi ama aynı zamanda kökleri son derece derinlerde.

Yönetici sınıflar, siyasal partilerimizi, gerek 3 Haziran tarihli seçim yasası gibi yollarla, gerekse de siyasal sistemimizin binlerce “siyasal özelliği”yle halktan uzak tutmak için ne kadar çaba sarfederlerse etsinler, gerçeklik kendi bildiğini okuyor. Her siyasal parti, aşırı Sağ bile, halkla belli bağlar aramak durumundadır.

Aşırı Sağlar toprak sahiplerinin partisini teşkil ediyor. Yine de kendilerini salt toprak sahipleriyle bağlantılarıyla sınırlayamazlar. Toprak sahipleriyle bağlantılarını gizlemek ve tüm halkın çıkarını savunuyormuş, köy yaşamının “eski güzel”, “sağlam” yolunu tutuyormuş gibi yapmak durumundalar. En geri köylünün, en derine kök salmış önyargılarına seslenmek, onun cehaletine oynamak zorundadırlar.

Böyle bir oyun ise risksiz oynanamaz. Şimdi, kırsal yaşamın, köylü demokrasisinin sesi, tüm Kara-Yüzler köhnemişliğini ve klişesini bir kez daha parçalamaktadır. Bu yüzden Sağlar “uygunsuz” köylü demokrasisinden kurtulmaya zorlanıyorlar. Doğaldır ki, en inançlı Kara-Yüzlerin bu uzaklaştırılması, demokrasileri yüzünden kendi kamplarından aşırı Sağlar tarafından sürgün edilmeleri, kitleler üzerinde eğitici rolünü kaçınılmaz olarak oynamaktadır.  

Aşırı bir Sağcı olan Piskopos Nikon, örneğin, Duma çalışmasını bırakmaya zorlanmıştır. Neden?

Yeniseiskaya Mysl’da[1] yayınlanan, Bizzat Piskopos Nikon’un kendisinin yazmış olduğu bir mektup bu soruya açık bir yanıt getiriyor. Anlaşıldığı kadarıyla Piskopos Nikon istifasının gerekçeleri hakkında açıkça konuşmaya cesaret edememektedir. Yine de Piskopos Nikon bir köylünün mektubundan şunları alıntılıyor: “Toprak, ekmek ve Rus yaşamının ve bölgenin diğer önemli sorunları Duma’daki yetkililerin ne ellerine ne de kalplerine ulaşmıyor anlaşılan. Bu sorunlara ve bunların mümkün olduğunca çözümüne “ütopik”, “sakıncalı”, “zamansız” olarak bakılıyor. Neden sessiz kalıyorsunuz, daha neyi bekliyorsunuz? Bu “yetersiz beslenen”, aç köylülerden kaynaklanan aksilikler ve ayaklanmalar yok mu edilecek? “Büyük meseleler” ve reformlardan korkuyoruz, kendimizi didişmeler ve önemsiz şeylerle sınırlıyoruz, bunlardan ne çıkacaksa.”

Piskopos Nikon bunları yazıyor. Ve bu, birçok Kara-Yüzlerci köylünün düşüncesini yansıtıyor. Piskopos Nikon’un bu tip açıklamalardan dolayı Duma görevlerinden ve Duma sözcülüğünden elçektirilmesi hiç şaşırtıcı değil.

Piskopos Nikon kendi Kara-Yüzler demokrasisini, doğru olmaktan çok uzak iddialarla ifade ediyor. Toprak, ekmek ve diğer önemli sorunlar Duma’daki “yetkililerin” ellerine (ve ceplerine) pekala ulaşıyor.

“Yetkililer” ve Duma bu sorunlara “mümkün olduğu kadar çözümler” getiriyor – hiç şüphesiz, kendilerini yetkililer içinde ve Duma’da hakim durumda olan toprak sahiplerinin çıkarlarına uydurmak da pekala mümkün bir çözümdür.

Piskopos Nikon kendi Kara-Yüzlerci görüşlerinin mevcut koşullar tarafından parçalandığını kavrıyor; bu görüşler Duma’da gözlemledikleri ve “yetkililerin” tutumları vb. tarafından yok edilmektedir, o bunların nedenini anlayamıyor ya da anlamaktan korkuyor.

Ancak gerçeklik yine de galip gelecek, ve öyle görünüyor ki uzun vadede her köyde Piskopos Nikon gibi düşünenlerin onda dokuzundan fazlası, yaşamın dersleriyle başa çıkmakta piskopostan daha az ebleh olduklarını kanıtlayacaktır.    
 
——————————————————————————–
 
[1] Yeniseiskaya Mysl (Yenisey Düşüncesi)—Krasnoyarsk’ta 1912’den 1915’e kadar yayınlanmayı sürdünen bir günlük burjuva liberal gazetesi.

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.