Estonya’da Nazizm utancı
Stalin Arşivi’nin notu:
Rusya’da yaygın olarak okunan halfalık gazete Argumenty i Fakty’nin Estonya Devlet Başkanı Arnold Ruutel’le bu ülkede artan Nazizm sempatisi hakkında yaptığı aşağıda çevirisini sunduğumuz röportajı, Letonya, Litvanya ve Estonya gibi ülkelerde Sovyet yönetimlerinin çözülüşünden sonra gelişen ortak bir hastalığı gözler önüne sermektedir. Estonya’da geçen yıllarda Kızıl Ordu’ya karşı savaşan SS askerleri için bir anıt dikilmiş, yoğun tepkiler karşısında bir süre kaldırılmış ancak sonra yeniden dikilmiştir, ülkedeki eski SS üyeleri belirli günlerde rahatça yürüyüşler ve anma toplantıları düzenleyebilmektedir. Anglo-Amerikan propagandasıyla Sovyet sosyalizminin “totalitarizm” adı altında faşizmle aynı kefeye konmaya çalışılması, bu ülkelerdeki eski Nazi işbirlikçilerine kendilerini “işgalcilere karşı vatanlarını savunan yurtseverler” olarak tanıtma fırsatı vermiştir. Gerçekte bunlar kendi yurttaşları olan Yahudileri ve diğer azınlıkları katleden ve gerçek yurtseverler olarak Nazilere karşı savaşan yerel partizanları yok etmek için savaşan katillerdi. Sovyet yönetimlerinin yerini alan hükümetler kendi varoluş nedenleri gereği -Letonya örneğinde olduğu gibi- bu eğilimlere şayet açıkça destek vermiyorlarsa, büyük ölçüde göz yummaktadır. Dünyanın dört bir yanından Komünistler son yıllarda geniş ideolojik saldırı kampanyalarıyla faşizmin sosyalizme eşitlenmesi girişimlerinin neofaşizme yolu açmaktan başka bir amaca hizmet etmediğini tekrar tekrar belirtiyorlar. Estonya’nın durumu bunun somut bir örneği olarak görülmelidir. Ayrıca Avrupa Konseyi’nin Komünist partileri kriminalize etmeyi amaçlayan son yasa tasarısının da eski Sovyet olan Baltık ülkelerinin politikacıları tarafından teşvik edildiğine de dikkat çekilmişti (bkz. H.Lerouge, Komünizmin Hayaleti Hala Avrupa’nın Üzerinde Dolaşıyor!).

Argumenty i Fakty’nin röportajı (25 Mart 2005)
Başkan Arnold Ruutel: “Hayret, bizde Nazizm mi övülüyormuş?”
Estonyalılar 9 Mayıs*gününden hoşlanmadıkları ve Nazi işbirlikçilerini yücelttikleri halde Rusya ile iyi komşuluk ilişkilerini sürdürmek istiyorlar.
Estonya Başkanı Arnold Ruutel (kendisi SSCB döneminde Estonya Komünist Partisi MK üyesiydi) 9 Mayıs günü Moskova’daki faşizme karşı zaferin yıldönümü etkinliklerine gelmeyi reddetti. Argumenty i Fakty gazetesinden bir muhabir, 9 Mayıs kutlamalarının Estonya’da neden yasaklandığını öğrenmek için Tallinn’de A. Ruutel ile görüştü. Röportaj başlangıçta bir çevirmen aracılığıyla yapılıyordu ama Başkan Ruutel sinirlenince, konuşma Rusça devam etti.
Argumenty i Fakty: Sayın Başkan, ilk sorum oldukça kafa karıştırıcı bir konuda. 9 Mayıs’ta, AB ülkelerinin diğer liderleriyle beraber Moskova’ya gelmeyi reddetmenizin pek çok sonucu olabileceğini görebiliyor musunuz?
Ruutel: Şunu tekrarlamaktan hiç yorulmadım ve yorulmayacağım: Sovyet halkının faşizmin yıkılmasında büyük payları vardı ve bu savaşta büyük fedakarlıklar yaptılar. Ama Estonya’yı Hitler istilasından kurtaran Kızıl Ordu’ya duyduğumuz şükran duygusu, Estonya’nın bağımsızlığını kazanmasına izin vermeyen ve Estonya bayrağını Hermann kulesinde** kaldıran Sovyetler Birliği yüzünden silindi gitti. Almanya’ya karşı elde edilen zaferden sonra on binlerce insanımızı kamplarda ve sürgünlerde kaybettik. Estonyalılar’ın kalbinde hala taze olan bu yarayı deşmeye niyetim yok. Bu yüzden 9 Mayıs günü halkımın yanında, Estonya’da kalmaya karar verdim.
rgumenty i Fakty: Yine de, Estonya Parlamentosu 9 Mayıs’ı tatil günü saymayı katı bir biçimde reddedince şöyle bir kanı doğdu: Estonya, Nazi Almanyası’nın yanında savaşı kaybeden tarafta görüyor…
Ruutel: Böyle fikirlerin ortada dolaşması beni bıktırıyor. Estonya Nazi işgalinden çok çekmiştir ve pek çok Estonyalı Alman güçleriyle savaşta hayatını kaybetmiştir. Bu tür haksız ithamları duymak insanı rahatsız ediyor.
Argumenty i Fakty: Evet ama ülkenizde üçüncü kez, 20. SS birliği askerleri için anıt dikme teşebbüsünde bulunulması bu kanıları güçlendiriyor…
Ruutel: Her şeyden önce böyle bir birliğin hiç var olmadığını belirtmek isterim.
Argumenty i Fakty: Ne yazık ki vardı…
Ruutel: Özür dilerim ama SS’lerin bütün birliklerine ya da birimlerine, bunların nerede savaştıklarına ve bunların nasıl oluşturulduğuna ilişkin dair kesin bilgiye sahip değilim. Bununla birlikte, Estonyalılar bu birliklere katılmışlarsa zorlamayla katılmışlardır; bu zorlama da uluslar arası yasalara aykırıdır – işgal edilen bir ülkenin vatandaşları orduya çağırılmamalıydı. Başka bir açıklama yapmaya gerek var mı?
Argumenty i Fakty: Evet var. Çünkü Estonyalılardan oluşan söz konusu SS birliği “gönüllülerden oluşan” bir birlik olarak biliniyordu. Ayrıca, pek çok Estonya vatandaşı SS birliklerine tamamen kendi istekleriyle girmiş olmalılar keza SS birlikleri elit birlikler olarak biliniyor.
Ruutel: Kimsenin gönüllü olarak birliklere yazılmadığını söyleyemem tabii. Ama genel olarak Estonya halkı SS birliklerine zorla alınmıştır. Dahası, bu birlikler Kızıl Ordu’nun oluşturduğu Estonyalı piyade birlikleriyle savaştırıldılar; kardeşin kardeşi vurması sizin de kabul edeceğiniz gibi korkunç bir durumdur. İnsanlara kendi iradelerine aykırı biçimde gamalı haç taktılar.
Argumenty i Fakty: Sorun şu ki, bugün bunu tamamen kendi iradeleriyle yapıyorlar! Estonyalı SS gazileri Hitler üniformalarını giyip yürüyüşler düzenlediğinde herkes dehşete düştü. Bunu Almanya’da yapsalar hemen hapse girerlerdi. Estonya’da ise ellerini kollarını sallayarak yürüdüler.
Ruutel: Evet, Estonya’da böyle insanlar var. Bazı tarihi günlerde toplanıyorlar, bazen de eski üniformalarını giyiyorlar. Ama işgal yıllarında Estonya’da bir yeraltı hükümetinin olduğunu, bu hükümetin Almanlarla savaştığını ve 1944 yılının Eylül ayında pek çok Estonyalı’nın Alman Silahlı Kuvvetleri’nin ülkeyi terk eden güçlerine karşı savaştığını da size hatırlatırım. Ayrıca, Rusya’da birileri gamalı haçlarla yürüdüğü zaman (ki yürüyenler oluyor) biz bundan Rusya’nın faşizm propagandası yaptığı sonucunu çıkarmıyoruz.
Argumenty i Fakty: Tabii arada küçük bir fark var, Rus halkı SS üniforması giyen insanların heykellerini dikmeyi aklından bile geçirmez. Estonya’da ise kısa süre önce bu heykellerin dikilmesi için üçüncü kez girişimde bulunuldu – ve hatta belki biraz fazla cesurca olacak ama bunun son girişim olmayacağını da söyleyebilirim.
Ruutel: Bu anıtın kaldırıldığını çok iyi biliyorsun.
Ayrıca bunun SS sempatizanı olmayla bir ilgisi yok. Altmış yıl önce, Alman tarafında savaşan Estonyalılar’ın mezarlarına ziyarette bulunmak yasaktı; bu mezarların üzerinden buldozerle geçildi. O zor yıllarda ölen herkesin anısına saygı göstermeliyiz. Ama şundan seninle uzlaşıyoruz: Nazi rejiminin sembolleri yüceltilmemelidir. Ama Rus Dışişleri Bakanı bu olayları Estonya’ya karşı bir bilgi savaşı malzemesi olarak kullanıyor ve Estonya’nın Nazizmi yücelttiğini iddia ediyor.
Argumenty i Fakty: Nazizm hiç yüceltilmiyor mu?
Ruutel: Hayır Nazizm kesinlikle hiç yüceltilmiyor.
Argumenty i Fakty: O halde şunu sormama izin verin sayın Başkan. Estonyalılar’dan oluşan SS birliğinin son komutanı olan Albay Alfons Rebane’nin naaşının Estonya’dan Almanya’ya törenle iade edilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu şahıs askeri törenle yeniden gömüldü ve mezar taşının üzerine şunlar yazıldı: “Şövalye Haçı ve Meşe Yaprağı madalyalı şeref rütbeliler üyesi”. Şövalye Haçı ve Meşe Yaprağı nişanı, Üçüncü Reich’ın en yüksek nişanlarından biriydi.
Ruutel: Eğer özellikle Rebane’den bahsediyorsak, bu kişi sadece cephede savaşmıştır ve sivillerin öldürülmesi olaylarına hiç karışmamıştır diye biliyorum.
Argumenty i Fakty: Yanlış biliyorsunuz. Rebane’nin Leningrad bölgesinde, partizanlara karşı cezalandırma eylemleri gerçekleştirirken köyleri yaktığına dair tanıklar var.
Ruutel: Buna ilişkin bir belge görmediğim için seninle bu konuları ayrıntılı olarak tartışamam. Sana daha önce de dediğim gibi ben bir tarihçi değilim ve SS birlikleri hakkında araştırma yapmak da benim işim olamaz.
|
|
|
Estonya’da geçen yıllarda dikilen bu anıtın üzerinde silahını Doğuya doğrultmuş Alman askeri kabartmasının altında şöyle yazıyor: “1940-1945 arasında Bolşevizme karşı savaşan Estonyalı savaşçıların anısına”
|
|
|
|
Bir Partizanın Nazi sempatizanları tarafından saldırıya uğrayan mezar taşı |
|
|
|
Estonyalı eski SS işbirlikçilerinin bir gösterisinde Nazi selamı veriliyor.
|
Argumenty i Fakty: Simon Wiesenthal Merkezi*** Nazi Suçları Araştırma Bölümü Başkanı Evrahim Zuroff bir röportajda Estonya’dan ülke sınırları içinde yaşayan bazı SS subayları ile ilgili belge istediğini söyledi. İstediği bilgileri alamamış, bu bilgiler neden saklandı? Ne de olsa, haklarında bilgi istenen kişiler Yahudilerin yok edilmesi olaylarına karışmamıştı değil mi?
Ruutel: Estonya bağımsızlığını yeniden kazandığı zaman Nazilerin savaş yıllarında işlediği suçlarla ilgili pek çok soruşturma yapıldı. Benzer pek çok araştırma bugün yasal olarak yapılıyor; kimseden bir şey sakladığımız yok. Doğal olarak bütün belgeleri hemen basmak olanaksız ama hiçbir şeyi de saklamadık. Estonyalılar’ın Yahudileri öldürdüğüne ya da Estonya’da Yahudi öldürüldüğüne dair elimde bir bilgi yok.
Argumenty i Fakty: Almanya’da, 20 Ocak 1942 tarihinde Naziler tarafından gerçekleştirilen Wahsee konferansında Estonya’nın ilk “Judenfrei” [Yahudilerden tamamen arındırılmış] ülke olduğu ilan edildi. Yarım yılda, çocuklar da dahil olmak üzere bütün Yahudi nüfusu yok edildi. Himmler, “aşağı ırkın” imhasında “Estonya polisinin büyük hizmetlerini” övmüştür.
Ruutel: Bence Himmler’in sözlerini tek güvenilir kaynak gibi almamalıyız. Bugüne değin yapılan araştırmalardan çıkan bilgiler Estonya polisinin kasten Yahudileri öldürdüğünü doğrulamamaktadır. Şüphesiz, bazı Estonyalılar Almanlar’ın oluşturduğu polis birimine katılmışlardır ama kesin bir kanı ile söyleyebilirim ki Yahudi katliamlarına Estonyalılar katılmamıştır. Duygulara değil, gerçeklere dayanmalıyız.
Argumenty i Fakty: SS anıtları sorununa dönmek istiyorum…
Ruutel: Açıkçası ben istemiyorum.
Argumenty i Fakty: Sizi anlıyorum…
Ruutel: Sorun bu değil. Bu sohbet garip bir yön alıyor. Ama bir kez daha Sovyet kayıplarına değer verdiğimi belirtmek isterim. Senin ve Rusya’dakilerin şunu anlamanızı istiyorum: Estonyalılar faşistlerin rejimi adına kendi istekleriyle savaşmamışlardır; amaçları Estonya’yı bağımsızlığa kavuşturmaktı. Küçük ülkemiz savaşta 200.000 insanını kaybetti ve bunların yarısı Nazi ya da Sovyet toplama kamplarında öldü. Rus halkı bizi anladığında iyi komşuluk ilişkilerinin yolu da açılmış olacak.
Argumenty i Fakty: Bir soru daha sormama izin verin Sayın Başkan. Adolf Hitler’in vahşi rejiminden yana savaşa girmek de dahil olmak üzere, bir ülkenin bağımsızlığı adına girişildiği söylenen her eylemi meşru saymak mümkün müdür?
Ruutel: Tabii ki değildir. İşte bu yüzden ne ben ne de Estonyalılar hiçbir zaman faşizmin yanında olmadık ve olmayacağız. Hitler Almanyası’nın Estonya’ya bağımsızlığını vermeyeceğini çok iyi biliyorduk ve bundan ötürü Estonyalılar Nazi emellerini desteklemediler. Bizi ayıran değil, bizi birleştiren olgular üzerinde daha çok durmalıyız. Savaş kurbanlarına saygımızı ifade ederken özgürlüğümüzü yeniden ele geçirme şansımızın da elimizden alındığını da unutamayız. Rusya ve Estonya’nın duruşları birbirine yaklaşmalıdır; böylece aramızdaki yanlış anlaşmaları da azaltabiliriz.
Argumenty i Fakty: Bunlar harika sözler. Ama Rusya için böylesine önemli bir etkinliğe gelmeyi reddetmeniz bahsettiğiniz yaklaşmayı güçleştirecektir.
Ruutel: Ben daha iyimserim. Rusya ve Estonya’nın pek çok alanda ortak çıkarları vardır; son ziyaretimde bu mesajı Vladimir Putin’den de aldım. Rusya’nın Estonya ile işbirliği yapması ülkeniz için çok yararlı olacaktır çünkü AB üyeliğimizin olanaklarından yararlanma şansınız olacaktır. Hemen süngülere sarılmaya gerek yok, önce bizi anlamaya çalışın.
Argumenty i Fakty: Anlamaya çalışıyoruz. Ama zorlanıyoruz.
Ruutel: Biz de zorlanıyoruz. Ama yine de deniyoruz.
Georgii Zotov
TALLINN-MOSKOVA
* 9 Mayıs 1945 yılında Nazi Almanyası Sovyetler Birliği’ne resmen teslim oldu. 9 Mayıs tarihi Rusya’da ve birçok eski Sovyet ülkesinde hala “Faşizme Karşı Zaferin Yıldönümü” günü olarak resmen kutlanmaktadır.
** Estonya’nı başkenti olan Tallin’de bulunan tarihi bir kule.
*** Simon Wiesenthal Merkezi, Los Angeles’ta bulunan Yahudi soykırımını araştırma merkezi ve müzesi.
Stalin Arşivi çeviri birimi tarafından Türkçeleştirilmiştir. (Mart 2006)
http://aif.ru:81/online/aif/1273/12_01?print


